Sağlık Hakkında
27 Şubat 2015 Cuma
Bebeğim Otizm Hastası mı ?
Kesinlikle çok sakin veya çok hırçın bir bebeğe sahipseniz bu otizm hastalığından şüphelenmeniz gerekir. Kesinlikle bu çocuklar bir birey ile göz teması kurmadığını ve dış çevre ile yaşamakta olduklarını belirtmiştir uzmanlar.
Kesinlikle bebeklerin belli aylarda yapması gerekenler vardır. Eğer bebeğiniz bunları yapmıyor ise otizm hastalığından şüphelenin. 3 aylık bir bebek rahatlıkla başını dengede tutabilir ve kendi kendine gülebilir. 6 aylık bir bebeğin ise kesinlikle sizlerle bir iletişime geçebilmesine dikkat ediniz. Karşısında ki kişi hareketler yaptığında onu izleyerek ve onun hareketlerine gülüp yada garip mimikler eşliğinde bir şeyler yapıyorsa otizm hastalığından korkmayınız. Aşağıda yapılması gereken ve yapılmaması gereken birkaç şeyi açıklayacağız.
- 2 yaşından küçük çocuklara kesinlikle televizyon izletmeyin.
- 3 aylık bir bebeğin altını pislettiğinde veya karnı acıktığında ağlayarak tepki verip vermediğine dikkat edin. Kendi kendine gülmelerine dikkat edin. Bunları yapmıyorsa bir uzmana danışın.
- Yada 6 aylık bir bebek çok rahat şekilde sizlerle iletişim kurabilir. Eğer sizin yaptınız komikliklere gülmüyor ve sizinle ilgilenmiyorsa kesinlikle bunda bir problem vardır.
Bunlara kesinlikle dikkat edin. Erken teşhis belki bazı şeyleri değiştirmenize yarayabilir. Direk bir uzmana danışın kesinlikle.
Çocuğum Sigara Bağımlısı Olabilir mi ?
Bir çok uzman anne ve babaları uyarıyor. Sigarayı deneyen her 10 çocuktan 8’nin sigaraya bağımlı oluyor. Anne ve babaların rolleri çok büyük bu konuda. Bir çok uzman tarafından ve bazı kurumlar tarafından sigara bırakma sloganı “sende bırakabilirsin” ile sizleri sigara bırakmaya davet ediyor. Araştırmalara göre sigara içme yaşı bir hayli düşmüştür. Ortalama sigaraya başlama yaşı 10 yaş olarak hesaplanmıştır. Sigara çok ucuz ve insanları yavaş yavaş öldüren bir kitle silahıdır. Bunca şey bilinirken aileler neden dikkat etmezler.
Bütün sağlık il müdürlükleri sigarayı bırakabilmeniz için sizlere yardımcı olmaya çalışıyor. Sigara yüzünden her yıl yüz bin insanın öldüğü ortaya konuldu. Aslında başlarda hiç zararı yok gibi görünse de zaman içerisinde vücudu mahvederek sizi yeniyor ve öldürüyor. Kesinlikle en ucuz kitle imha silahıdır sigara.
Çocukların neden bu kadar erken yaşta sigaraya başlama nedenini de şu şekilde açıklıyorlar. Anne ve babanın onların önünde sigara içmesi o çocukları buna tetikliyor. Kesinlikle anne ve baba çocuğunun aklı erene kadar onun önünde sigara içmemelidir. O yaşta ki çocuklar büyüklerini örnek alacağından dolayı sigaraya başlayacaktır. Önemli noktalardan biride çocuğunuzu bilgili yetiştirmelisiniz. O yaşta çocuğunuza sigaranın zararlarını ve kesinlikle içmemeleri gerektiğini aşılayınız. Sonuca ulaşabilmeniz çok büyük bir olasılıktır.
Sigara sağlığa zararlı olduğu kadar sizin kesenize de zararlıdır. Sonuçta en ucuz sigarayı ele bile alsak ayda minimum 110 TL sigara için gitmektedir. Bu parayla bir çok şey alınabilir ve çocuğunuzun rızkından kesmemiş olursunuz. Sigarayı bırakınız sizin sağlığınız için en iyisi bu olacaktır.
Aşırı Stres İnsanları Çabuk Yaşlandırıyor
Günümüzde bir çok bayanın en büyük şikayetlerinden biri cilt sağlığıdır. Daha genç yaşlarda insanların yaşlanmasına neden olan bir çok etmen vardır. Bunlardan biriside kesinlikle aşırı strestir. Aşırı stres insanların cilt sağlığını bozarak, erken yaşlanmaya neden olmaktadır.
Güzelliğinizle yıllara meydan okumak istemez misiniz? Tabi ki her kadın ve erkek güzelliği ile yıllara meydan okumak ister. Eğer güzelliğinizi düşünen bir bireyseniz kesinlikle stresten uzak durmalısınız. Uzmanlar erken yaşlanmanın en büyük nedeni olarak stresi görüyorlar. İnsanları stresten uzak tutmayı tavsiye ediyorlar.
Kesinlikle stresten kurtulmanızın ve cilt bakımınızın sağlığını düşünüyorsanız bunları aşağıda ki maddeleri okuyarak giderebilirsiniz.
- Kesinlikle her gün sevdiğiniz ve eğlendiğiniz müzikleri dinleyiniz. Bu sizin o gün içerisinde ki stresinizi kesinlikle alacaktır.
- Kesinlikle haftada 1 veya 2 kere yürüyüş yapınız.
- Kesinlikle gün içerisinde bahçeniz ile ilgileniniz. Bahçeniz yoksa en kısa sürede çiçekler elde edinerek vaktinizi güzel geçirmelisiniz.
- Kesinlikle güzellik makyaj ile ilgili değildir. Makyajda insanın doğal güzelliğini bozmaya neden olan etmenlerden biridir. Bunu da göz önünde bulundurunuz.
- Kesinlikle eğlenmenize iyi vakit ayırınız. Sosyal faaliyetler kesinlikle olmalıdır. Bir spor izlemek veya sinemaya gitmek oda olmadı çocuklarınızla oyun oynamak sizi stresten uzak tutacaktır.
Kurdeşen Hastalığı Nedir? Kurdeşen Hastalığı Tedavisi
Bir çok insanın aklında kurdeşen hastalığı nedir? Kurdeşen hastalığının tedavileri? Kurdeşen hastalığı bulaşıcı mıdır? Kurdeşen hastalığının bitkisel tedavisi? Kurdeşen hastalığı neden olur? Gibi bir çok soru vardır. Burada bu hastalığı inceleyeceğiz ve tedavi yöntemlerini anlatacağız.
Bir çok uzman tarafından bu hastalığın çok görüldüğü tespit edilmiştir. Kurdeşen hastalığı genel olarak hal dilinde psikolojik hastalık olarak adlandırırlar. Aslında kurdeşen hastalı bir ödem hastalığıdır. Bir çok insanda görülmektedir. İnsanların psikolojik takıntıları yüzünden çıkmaktadır.
Bu hastalık ciddi bir psikolojik hastalıktır. Kesinlikle tek kurtulma yöntemi bir psikologa danışmaktır. Kurdeşen hastalığı genellikle ilkbaharda insanların bazı sorunları kafasına taktığı zamanlarda ortaya çıkmaktadır. Aslında bu hastalığı bahar alerjisi olarak da adlandırabiliriz.
Bu hastalık çiçek tozlarının insanlara bir etkisi olmadığı halde. Çiçek tozlarının sonucu çıkmaktadır. Tamamen psikolojik olarak ortaya çıkan bu hastalığın en büyük tedavisi kesinlikle bir psikologa danışmaktır.
Hamilelikte Düşük Yapma Nedenleri
Hamilelikte düşüğün bir çok nedeni vardır. Bir çok bebek bekleyen anne babanın kabusu olan düşük maalesef küçük kazalardan tutunda genetik rahatsızlıklara kadar bir çok nedenden olabiliyor.
Genetik rahatsızlıklar düşüğün başlıca sebebidir. Kromozom bozuklukları en büyük etkendir ve annenin yaşı arttıkça bu risk artar.
Anne karnında bebeğin ilk dönemlerine embriyo denir. Embriyoda sakatlık varsa anne onu yabancı zararlı bir madde olarak hisseder ve vücuttan atar.Ve maalesef düşük meydana gelir.
Anne kanında anne ve bebek arasındaki bağa(kordona) göbek bağı denir ve bebek tüm ihtiyaçlarını bu kordon sayesinde anneden karşılar. Eğer bu kordonda bir anormallik varsa eğer bebek gelişemez yeterli besinini , oksijenini vs alamaması durumunda bebek ölür ve düşük meydana gelir.
Anne rahminde meydana gelen şekil bozukluğu , tümör , myom , daha önceden geçirmiş ameliyat izleri bebeğe zarar verir ve bebeğin düşmesine neden olabilir.
Hamilelikte bakım çok önemlidir. Hamileyken geçirilen rahatsızlıklar (kabakulak , kızamık , sarılık vs) bebeğin düşmesine neden olabilir yada bebeğin sakat doğmasına neden olabilir.
Annenin kronik hastalıkları düşüğe neden olabilmekte.(şeker..)
Annenin hormonal yetersizlikleri sebebiyle bebekte düşük olabilir. Misal progesteron hormonunun eksikliğinden bebek zarar görebilir.
Düşme , elektrik çarpması , ve ya şiddete maruz kalmak gibi küçük kazalarla gebe kadın düşük yapabilmektedir.
Gebe kadının kendine dikkat etmesi herşeyden önemlidir. Çocuğun düşmemesi için ve sağlıklı bir çocuk dünyaya getirmek için kendini zararlı alışkanlıklardan korumalıdır. Sigara alkol uyuşturucu maddeleri bebekte düşüğe yada sakatlığa neden olmaktadır.
Rahim ağzındaki gevşeklik problemi olan bayanlarda düşük riski vardır. Gevşeklik nedeniyle rahim bebeği tutamayabilir.
Bazı ışınlar , radyasyon , beslenme bozuklukları , kan uyuşmazlıkları , sperm bozuklukları düşüğün nedenleri arasında yer almaktadır.
Bazı gebeliklerde kan uyuşmazlığı görülmektedir. Kan uyuşmazlığı misal annenin kan grubunun negatif babanın pozitif olması durumunda görülür. Bu gibi durumlarda bebeğin kan grubu da eğer babanınkiyle aynı yani pozitif ise doğum sırasında annenin alyuvarları bebeği yabancı bir madde (düşman mikrop vs) sanar ve bebeği öldürmeye çalışır. Bunun sebebi annenin negatif ve vücudundaki bebeğinde negatif kan grubuna sahip olmasıdır. Bu gibi durumlarda doktorunuz Anti-D iğnesi yapacaktır. Böylece anne bebeği yabancı olarak görmeyip normal bir doğum yapmanız sağlanacaktır.Eğer babanın kan grubu negatif annenin pozitifse yada ikisinin kan grubu da aynıysa hiç bir sorun olmayacaktır.
Eğer düşük yaptıysanız kürtajla gelen parçanın patolojik laboratubara götürerek incelenmesini isteyiniz. Böylece problemi bilir 2. gebeliğinize tedavi olabilirsiniz.
Ve son olarak düşük yapmanız ve bir çok kez düşük yapmanız bir daha ki gebeliğinizde de düşük yapacaksınız anlamına gelmez. Birçok kez düşük yapmanız bebek sahibi olamayacaksınız anlamına gelmez. Yapmanız gereken hekiminize güvenip , doktorunuzun tavsiyelerine uymaktır.
26 Şubat 2015 Perşembe
Kadınlarda Kemik Erimesi Nedenleri
Bu hastalığa aynı zamanda osteoporoz denmektedir. Zamanla kemik dokusunun azalmasıyla yani yoğunluğunun azalması ile ortaya çıkmaktadır. Kısacası kemiklerinizin kalitesinin düşeceği de denebilir.
Osteoporoz hastalığı çok ciddi bir hastalıktır. Kesinlikle yabana atmamak gerekir çünkü sonucu ölümcül olabilir. Osteoporoz ( kemik erimesi ) zamanında durdurulmazsa veya önlenmezse büyük ihtimal sakatlığa neden olacaktır. Daha da ilerlemiş ise kesinlikle ölüme neden olacaktır. Bir çok uzman tarafından şu onaylanmıştır. En çok 3. ölüm hastalığı olarak tanınmaktadır bu hastalık.
Genellikle menopoza giren bayanlar çok dikkat etmelidir. Çünkü menopoza giren bayanların %60’ı bu hastalığa yakalandığı tespit edilmiştir. İnsanlarda kemik yapısı 28 – 30 yaşına kadar düzelmekte ve gelişmektedir. Bu yaşa kadar tam olarak kemik yapısı gelişmemiş ise bir insanın kesinlikle sonucunda bu hastalığa yakalanacaktır. Genellikle bu yaşlarda görülmektedir kemik erimesi ve 40 – 45 yaşına doğru gelindikçe ya sakatlığa yada ölüme neden olmaktadır.
Kesinlikle bunları önlemenin en büyük ve ilk adımı anne karnında başlamaktadır. Anne karnındayken bile annenin düzgün beslenmesi ve çocuğa zararlı şeyler yememesi gerekmektedir. Çocuk doğduktan sonra bile beslenmesine dikkat edilmelidir. Kesinlikle kemik hastalığı genellikle görülen bir hastalık olduğundan dolayı bu hastalığı önleyici şeyler yemelidirler.
Kemik erimesinin görüldüğü risk faktörleri
- Kadın olmak çünkü %50 sinde görülmektedir.
- 50 – 55 Yaşının üstünde olan herkes bunlara dikkat etmelidir.
- Menopoza girmiş olmakta bunlardan biridir.
- Erkeklerde yumurtalarının alınmasından sonra.
- Düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenme sonucu. Kesinlikle kalsiyum yüksek besinlerle beslenin.
- Fiziksel hareketlerinin azalmasıyla. Kesinlikle devamlı yürüyüş veya spor yapılmalıdır.
- Bu hastalık kalıtsal bir hastalıktır. Kesin geçeceği belli değildir ama ailede yaşayan varsa dikkat edilmelidir.
- Sigara içmek.
- Alkol kullanmak.
- Kola vb.. içmek
Kesinlikle bu hastalığa dikkat edilmesi gerekmektedir.
Erkekler de meme kanserine yakalanabilir
Meme kanserinin genetik bir yönünün olduğu araştırmacılar tarafından açılandı. Meme kanserinin kadınlarda olduğu kadar erkeklerde de riski olduğu uyarısında bulunuluyor. Ailesinde meme kanseri olan erkeklerin de risk altında olduğu kabul ediliyor.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakultesi Balcalı Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Demircan ‘ Meme kanserinin %10 genetik yönü vardır. Ailesinde meme kanseri bulunan erkekler çok dikkatli olmalı. Annesi yada kız kardeşi meme kanseri olan erkekler büyük risk altında oluyor.’ dedi.
Bu hastalık erkeklerde göğüs kızarıklığı , göğüs başlarında akıntı olarak seyrediyor. Meme kanseri olan erkeklerde bu hastalık bayanlara göre daha çabuk yayılıyor. Bayanlarda ise doğum yapmak ve bebek emzirmek bu riski azaltıyor.
Dünyada her yıl bayanlarda bu hastalığa yakalanma oranı artıyor. Erkeklerde dünyada her bin kişiden ikisi meme kanserine yakalanıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






